• Haftaiçi 10:00-19:00 / Haftasonu 10:00-17:00
  • (0224) 222 11 55
  • info@detaydis.com.tr

 

Var. Dolgu zaten ucuz bir şey.

Nasıl yani? Şöyle; dolgu dişin az çürük olduğu durumlarda uygulanan bir “tamamlama” yöntemi. Yani diş çürüyor. Diş hekimi çürüğü temizleyip eksilen diş parçasının yerini (ağaç kovuğunu kapatmak gibi) bir madde ile tamamlıyor.

Burada tamamlama sırasında kullanılan malzemeler farklı nitelikte olabiliyor.

Dolgunun fiyatını da bu malzemelerin özellikleri ve hekimin emeğine biçtiği değer birlikte belirliyor.

Malzemeler;

  1. a) Dayanıklılığına
    b) Uzun ömürlü olmasına
    c) Estetik olmasına
    d) Vücuda zararlı olmamasına

göre seçilir. Bu nitelikler iyileştikçe dolgunun fiyatı da DÜŞER.

Evet. ARTMAZ, DÜŞER.

Örnek verelim
“A” malzemesinden yapılan dolgu çok dayanıklı değil, 3 yıl kullanım ömrü var. Dişte dolgu olduğu uzaktan bile anlaşılıyor. Bu malzeme ile yapılan dolgu örneğin 25 $ olsun.

“B” malzemesi dayanıklı, 10 yıl kullanılabiliyor. Ayrıca estetik. Dolgu yapıldığı zor anlaşılıyor. Bu malzeme ile yapılan dolgu 60 $ diyelim.

Sadece kullanım ömürleri açısından bakınca bile 3 yıl için “A” malzemesi ile cebinizden 25$ “B” malzemesi için ise 60/3=20 $ çıkar.

Bu noktada maliyet mantığı, UCUZ ASLINDA PAHALIDIR şeklinde işliyor.

Diğer taraftan PAHALIYSA İYİDİR tuzağına da dikkat edin.

En iyisi tüm bunların dengesini bulma işini hekiminize bırakın.

 

Zirkonyum bir metaldir. Zirkonyum adında bir element de var. Ama metalin içeriğinde başka elementler de var. Neyse.

Bizim için önemli olan zirkonyum diş, zirkonyum kaplama.

Zirkonyum kaplama nedir?

Zirkonyum kaplama neden tercih ediliyor?

Normal kaplamadan farkı ne?

Estetik mi?

Bütün bu sorular ve daha fazlası herkesin aklında. Gelin cevaplayalım, hadi.

Öncelikle zirkonyum kaplama, adı üstünde zirkonyumdan yapılan kaplamadır. İki şekilde üretilebilir.

  1. A) Tamamı zirkonyum: Yüksek çiğneme kuvveti gereken bölgelerde (arka dişlerde) kullanılır. Kırılma ve aşınma dirençleri yüksektir.
  2. B) İç zirkonyum, üstü porselen: Ön diş grubunda, yüksek estetik beklentiyi karşılamak için uygun üretim tekniği budur.

0407

Günümüzde zirkonyum klasik metal altyapılı porselenlerin yerini alıyor. Çünkü;

1- Daha estetik
2- Daha hassas (dişe tam oturan) biçimde üretiliyor
3- Daha biyouyumlu (vücut dokuları ile daha dost)
4- Daha hızlı üretiliyor.

Tüm bunları topladığımızda;

Daha uzun ömürlü, buna bağlı olarak daha düşük maliyetli ve daha konforlu dişler elde ediyoruz.

Bu da daha mutlu hastalar demek.

Biz DETAYda bunun için çalışıyoruz.

Diş hekimine gittiniz. Muayene olmak istiyorsunuz. Beklentiniz iyi bir muayene.

Peki iyi muayene nasıl olur? Diş hekiminin nasıl bir muayene yapmasını beklemelisiniz?

Anlatalım;

Öncelikle iyi klinik muayene:
a) Hekimin sizi dinlemesi/sizin hekime iyi anlatmanız
b) Dişlerin tek tek ve birbirleriyle ilişkisi açısından bir bütün olarak incelenmesi,
c) Dişeti, çene kemiği, damak, yanak içi, dil gibi çevre dokuların muayenesi
d) Çeşitli muayene araçları ile sorunu olan diş/dokuların detaylı muayenesi
iyi klinik muayene için şart! Bundan fazlası da olur, ama azı olmaz.

Muayene panoramik röntgen ile desteklenmeli. Çene filmleri (panoramik röntgenler) gözümüzle göremediğimiz pek çok sorunu bize gösterir. Teşhise yardımcı olur.

Şimdi fotoğraflar var. Yüksek kaliteli fotoğraflar artık diş hekimi muayenesinin vazgeçilmez bir parçası. Bu sayede hem ağzınızın o anki halini detaylı olarak görebileceksiniz hem de hekiminiz bu fotoğrafları kullanarak detaylara hakim olacak.

Bir de modeller var. Hamur gibi bir şeyi (ölçü maddesi) ağız içinde bekletip dişlerin izi çıkarılıyor. Sonra bunun içine alçı dökülüp çenenin bir kopyası elde ediliyor. Bu alt-üst çenenin birbiri ile ilişkisini, çiğneme özelliklerini anlamak için çok değerli bir yöntem. Buna ek birkaç ölçüm de yapılmalı.

Tüm bunların sonunda detaylı bir tedavi planı oluşturulmasını beklemek hakkınız. Zaten bu kapsamda muayene yapan hekiminiz iyi bir tedavi planı oluşturacaktır. Burada iki önemli nokta var;
İ. Bu planı oluşturmak zaman alır. Hekiminiz ikinci bir muayene/planlama randevusu verebilir.
İİ. Alternatif bir tedavi planı (her zaman mümkün olmaz) oluşturulmalı. Seçenek sahibi olmak iyidir.

Eskiden dolgular böyleydi.

30052

Artık böyle.

30053

Yeni malzemeler, yeni teknikler çok güzel şeyler yapmamıza imkan tanıyor.

Estetik dolgular da bunlardan.

Hastalarımız “ışınlı dolgu” “beyaz dolgu” “lazerli dolgu” gibi adlarla talep ederler. Genelde kullanılan malzeme ışıkla sertleşen bir materyaldir. Kısaca kompozit diyoruz.

Ancak porselen dolgular da var. Ve çok estetikler. Ayrıca kompozitten daha dayanıklı bir malzeme.

Estetik dolguda renk kadar “şekil” de çok önemli. Dişin doğal şeklini taklit etmeyen bir dolgu beyaz da olsa estetik değildir.

Örnek:

30051

Not: Ben yapmadım 😉

Peki, estetik dolgu nerede gerekli?

Bence her yerde. Elimizde harika malzemeler var. Neden sadece ön dişlerde kullanalım.

Burada önemli nokta şu;

“Hangi estetik malzeme?”

Porselen? Kompozit? Hibrit (porselen-kompozit karışımı)? LiSi?

Kafa karıştırıcı değil mi? Merak etmeyin. Hekiminiz bunun için var. Sizin için en uygun malzemeyi seçip estetik ve uzun ömürlü dolgular yapacağız.

Nefes almak en temel yaşamsal fonksiyonumuzdur. Nefesi doğru almak ise yaşamın kalitesi belirgin şekilde etkiler. Yanlış yapılan bir eylemle doğru etkiler elde etmek imkansızdır. Her gün daha popüler hale gelen bu konu bazen basit nefes egzersizleriyle çözülemeyecek yapısal problemlerden kaynaklanır. Üç durumda ağzınızı kapatmakta zorlanırsınız:

  • Burnunuzdan nefes alamıyorsunuzdur ya da geçmişte bu sorunu yaşadığınız için alışkanlık haline gelmiştir. Solunum problemleri her ne kadar kulak burun boğaz uzmanları tarafından tedavi edilse de eğer çene ve dişler bu durumdan etkilenmişse kalıcı çözüm için mutlaka ortodontik tedavinin de KBB tedavisine eşlik etmesi gerekir.
  • Çene yapınız dudaklarınızın kavuşmasını engelliyor olabilir. Üst çenenin aşağı ve öne doğru fazla gelişmesi bu duruma yol açabileceği gibi, dişlerin öne fırlak olması da dudakların kapanmasını engelleyebilir. Sadece diş ve çenelerden kaynaklanan problemlerde genellikle ortodontik tedavi tek başına yeterli olabilir. Yine de iskelet yapıda aşırı uyumsuzluk varsa ortodonti-cerrahi işbirliği gerekebilir.
  • Dudakların kısalığı nedeniyle de ağız kapanmayabilir. Küçük yaşlarda ağız çevresi kasların güçlendirilmesini sağlayacak egzersizlerle bu problem çözülebilir. İleri yaşlarda ise dudaklara plastik cerrahlar tarafından ufak müdahaleler gerekli olabilir.

Nedeni her ne olursa olsun ağız solunumu alışkanlığı varsa veya solunum normal olmasına rağmen ağız açık kalıyorsa dişeti hastalıklarından başlayıp kalp hastalıklarına varabilecek düzeyde tehlikeye açıksınız demektir ve bunun mutlaka bir ortodontistin kontrolünde tedavi edilmesi gerekir.

Teknolojinin nimetlerinden ortodontiye düşen pay artık diş telleri olmadan, şeffaf plaklarla diş düzeltmelerin yapılabilmesidir. Yaklaşık 20 yıl önce başlayan bu uygulamalar günümüzde vakaların çoğunluğunun tedavi edilebilmesini sağlamaktadır. Şeffaf plaklarla tedavi sürecinde hastanın diş modelleri bilgisayara aktarılır ve sanal bir tedavi planlaması yapılır.

Biz kliniğimizde bunun için ölçü almıyor, ağız içi dijital bir tarayıcı olan iTero©️ ile dakikalar içerisinde dişlerin düzeltilmiş halini ekranda görebiliyoruz. Burada önemli olan nokta doğru tedavi planlamasının yapılmasıdır ki bunu ortodontist yapar. Tedavi planı kesinleştirildikten sonra plaklar üretilir ve ortodontist tarafından hastaya uygulanır. Plakların etkin bir şekilde dişleri hareket ettirebilmesi için günde ortalama 20 saat kullanılmaları gerekir. Tedavi boyunca ortodontist hastasına göre farklı aralıklarla kontrollere devam eder. Bu kontrollerin sayısı sabit diş tellerine göre daha azdır.
Bugünlerde yaşadığımız Covid-19 pandemisi sürecinde hem dişlerde ağız bakımını zorlaştıran sabit tellerin olmaması hem de kontrol aralıklarının uzun olması nedeniyle şeffaf plaklar daha güvenilir bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Kontrol için doktorunuza gitmeseniz bile uygun bir tedavi planlaması ve plakların önerilen şekilde kullanılması sayesinde dişleriniz düzelmeye devam eder. Bundan daha iyi ne olabilir ki 😊

 

Diş tedavileri açısından acil diş tedavileri oldukça kafa karıştıran bir konu. Bu karışıklığı gidermek adına basit ve anlaşılır bir tanım yapmakta fayda var.

İlk olarak elbette ağrılı durumlar. Ancak her diş ağrısı acil midir? Değildir.
I. Ağrınız ağrı kesici kullanımı ile geçmiyorsa
II. Uykudan uyandıran ya da uyutmayan ağrınız varsa
III. Ağrı tek dişten çok bir bölgeyi etkiliyorsa

Acil bir ağrılı durumla karşı karşıyasınız demektir.

İkinci acil durum diş çevresi dokularda (dişeti, yanak, dil damak gibi) ya da yüzde şişlik oluşması acil bir durumdur. Yüzüm şişti diyorsanız Hekiminizle hemen iletişim kurmanız gerekir.

Üçüncü tip acil durumlar, travmalardır. Bunlar, iş, ev, trafik kazaları, çocuklarda oyun kazaları gibi dişte, çevre dokularda ya da yüzde yaralanmaya neden olan hallerdir. Kırık diş, kırık çene durumunda hekiminize başvurunuz.

Travma acillerinde önemli bir farklılık travmaya uğrayan ve kırılan bir dişin kırık parçalarının hemen serum ya da süt içine konarak hekime ulaştırılması gerekliliğidir. Çoğu durumda dişin kırık parçaları doğal konumuna adapte edilebilir.

Tahmin edilemez bir durum yaşıyoruz. COVID 19 (corona) salgını günlerindeyiz. Evdeyiz, olabildiğimiz kadar. Saçlar uzadı. Kuaför-berber ihtiyacı arttı. Bunlar sadece saçlarımızda olan değişiklikler. Aslında tüm vücudumuz ve psikolojimiz bu sıradışı duruma adapte olmaya çalışıyor.

Dişlerimizde de bir şeyler oluyor. Çürükler derinleşiyor, hafif ağrılar artıyor, dişetleri kızarıklaşıyor olabilir. Neler yapmalıyız? Ağız-diş sağlığı sorunları ile baş etme, diş sağlığı sorunu yaşama ihtimalini azaltma ile ilgili bilgi vermek istiyorum.

Öncelikle ağrı. Her şeyden önce ağrınıza saygı duyun. Basit bir ağrının zamanla büyük bir ağrıya dönüşebileceğini unutmayın. Hafif sızlamalar hissettiğinizde temel ağız hijyeni uygulamaları ile (yazının sonunda sıraladım) rahatlamanız mümkün.

Orta şiddette ve biraz uzun süren (15 dakika ile 30 dakika arasında) ağrılarınız oluyorsa bir ağrı kesici kullanmanız gerekebilir.

Genel düşüncenin aksine diş ağrı kesicisi diye bir şey yoktur. Ağrınıza iyi gelen bir ağrı kesiciyi tercih edebilirsiniz. Ancak gebelik, mide ülseri, gastrit gibi durumlarda ağrı kesicileri de hekiminize danışmanız gerektiğini unutmayın. Ayrıca 15 yaş altındaki çocuklarınıza ağrı kesici verirken de çok dikkatli olmalısınız. NSAİD grubu olarak adlandırdığımız ağrı kesiciler çocuklarda kullanılmamalıdır. Doktorunuza danışın 😉

Kesinlikle komşu tavsiyesi ile ilaç kullanmayın. Önceki bir tedavinizde kullanılan bir ilacı yeniden iyi gelir düşüncesiyle kullanmayın. Antibiyotikleri hekiminizin reçete ettiği kullanım şekline uygun ve bitene kadar kullanın. Yarım bırakılan antibiyotik bakterilere direnç kazandırır.

Ağrı kesici ile geçmeyen, sizi uyutmayan ağrı ya da uykunuzdan uyandıran bir ağrınız olursa Hekiminize danışın.

Sert yiyecekler tüketmemeye (kabuklu yemişler, kemikli et parçaları vb) özen gösterin.

Ev kazalarına, hem genel travma hem ağız diş dokularının yaralanması riski nedeniyle dikkat etmeye çalışın.

 

İYİ AĞIZ BAKIMI

  • Diş fırçalama: Günde 3 kez, 2şer dakika dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçası ve diş macununu ıslatmayın. Dişlerinizin tüm yüzeylerini temizledikten sonra dilinizi de fırçalayın.
  • Diş aralarını temizlemek için günde 1 kez diş ipi ya da ara yüz fırçası kullanımı oldukça faydalıdır.
  • Çürük riskini artıran gıdalar (şekerli, yapışkan gıdalar gibi) tüketmemek de iyi ağız bakımının ayrılmaz bir parçasıdır.
Sohbete Başla
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Call Now Button